Her pazar günü aynı yerlere gitmekten,fast food yemekten ve kalabalıktan oldukça sıkıldım.Uzun zamandır,internette,pazar günlerimi geçirebileceğim nezih,sakin yerler arayışı içindeydim.Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesislerini araştırmaya koyuldum.
İnternetten edindiğim izlenimler hoş değildi.Yazılanlar,tecrübeler bir hayli ön yargı oluşturdu bende.Sonunda denemeye değer olduğunu düşünüp,Haliç tesislerine gitmeye karar verdim.
Tesislere ilk geldiğimizde,sağ tarafta oturanlar olduğunu farkettik.İçeri girdiğimizde,salon şefinin uyarısıyla karşılaştık,sıra var!..Peki bekleriz,sorun değil dedik,isim yazdırdık ve bizde oturup beklemeye başladık.Ön yargıyla gitmem ve malum belediyeye ait bir tesis olması sebebiyle insanları süzdüm bir süre.Arap turistler,muhafazakar aileler,eski istanbul beyefendileri,öğrenciler,her çeşit insan vardı bekleyenler arasında...
İsmim söylendi ve içeri girdik,kapalı salonda da yemek yiyen aileler vardı.Bahçeye çıktık.Denizin kenarında iki kişilik,tertemiz bir masaya yönlendirildik.Yerimiz mükemmel,mutluyum.Biraz sonra,mönüyü inceledim.Boğazda herhangi bir yerde asla bulamayacağınız kadar makul fiyatlar.Garsonlar arı gibi çalışıyor ve inanılmaz güleryüzlü.
Tavuk şiş ve ızgara köfte söyledik.Meşrubatlar kısmında alkollu içki yok haliyle.Coca cola da yok tabi ki.Cola turka içtik.Yoğurt istedik ek olarak.Meşrubatlar geldi.Biraz sonra yoğurdu getiren garson,mahçup bir edayla yemekler hemen geliyor dedi.Sanıyorum ki beklemekten sıkıldığımızı düşünüp yoğurt istediğimizi düşünmüş olmalı.Beş dakika sonra sıcacık yemeklerimiz geldi.Tatları bence gayet iyi.Etler mis gibi.Tabaklar tertemiz.Servise en ufak bir lafım yok,mükemmel !..
Yemeklerimizin ardından,nescafe ve türk kahvesi söyledim.Beş dakika geçmeden geldi kahvelerimiz.Tütün sarıp içiyoruz bu arada,her zaman ki gibi!..Garsonların biri gelip bakıyor,o gidiyor diğeri gelip bakıyor...Hınzır bir gülümseme var hepsinde.Meğer Adıyamanlıymış bir tanesi.Bizim oranın tütünü diyor,nerede görsem tanırım ! Sohbet ediyor bizimle ayaküstü,almanya da yaşamış,ana dili gibi almanca konuşuyor ! Öğrencisiniz sanırım diyor.Evet dedikten sonra yeğenini anlatıyor bize,420 puan almış sınavdan. Acaba iyi bir yer kazanabilir mi der gibi bakıyor gözleri,hevesle,kesinlikle diyoruz,gayet iyi !..
Yeniden seyre dalıyorum boğazı,radyo bir çalıyor fonda,gayet iyi bir seçim.Bu arada dışarıda sırada beklediğimiz geliyor aklıma.Hesap istiyorum,başkaları da bekliyordur diye.Salon şefi geliyor bu sefer masaya.Aklımı okumuş gibi,acele etmenize gerek yok diyor,sıra yok,iki kişilik masalar da pek dolu olmaz burada.Hemen garsona yöneliyor,hanım efendilere içecek sor diyor.Sağolun teşekkürler demeye kalmadan,sıcacık çaylar geliyor masaya...
Çaylarımızı da bitirdikten sonra artık gerçekten kalkmak üzere hesap istiyoruz.Hesap geliyor,21 lira! Mönüde ki fiyattan daha düşük ! Garsona sesleniyorum,yoğurt ve sıcak içecekleri hesaba yazmamışsınız diyip gülümsüyorum.Yoğurt bizim size ikramımız diyor,sıcak içecekler de müessese ikramıdır.Yine şaşırıp,mahçup bir şekilde teşekkür ediyorum.
Gitme vakti.Ama mutlaka salon şefiyle konuşmak istiyorum.Buraya gelirken ön yargıyla geldik ama öyle mükemmel bir yer yaratmışsınız ki mütemadiyen aralıklarla gelmeye devam edeceğiz diyorum.Gözleri gülümsüyor,tokalaşıyoruz.İstikamet Galata Köprüsü!..
Eminönü ve Galata gezimizi de bir diğer yazımda yayınlayacağım :)

0 yorum:
Yorum Gönder